Güncel konular ve toplumsal olaylar hakkında kadim kanunların ışığında gözlem, analiz ve bazen çözüm önerileri.
Arkadaşlık ve dostluk, ortak iç yüz, kimlik, mahremiyet ve insan ilişkilerinin doğurduğu haklar üzerinden ele alınıyor; bu iki ilişkinin dayanakları ve sınırları inceleniyor.
Başlangıçta sözden önce ağlamak vardı. Dünyaya attığımız ilk nidâ ağlamak. O nidâ hiçbir yetişkinin kelimelerinde bulunmaz. O, varlığın dünya ile ilk karşılaşmasından doğan bir sarsıntıdır. Doğan’ın kendini dünyaya bırakmasıyla rahmin sessizliğinden dünyanın gürültüsüne geçişinde, ilk ayrılık farkındalığıdır. Bu ayrılık, varlığın bedene düşmesidir, birliğinin ayrışmasıdır.
Bu yazıda Tanrı’yı İsimleri yoluyla bilmek meselesi üzerinde durmak istiyoruz, kısaca. Fakat meseleyi önce insanın bir şeyi isim yoluyla nasıl bildiği, neyi bilgi saydığı ve idrakin hangi katmanlarında bir şeyin gerçekten bilinebilir hâle geldiği üzerinden açmak gerekir. Çünkü insanın ismi nasıl bildiğini anlamadan, neyi bildiğini anlamadan, Tanrı’nın isimlerinin insan tarafından nasıl bilinebileceğini konuşmak mümkün değildir.